Yerli kulu nedir? Yerli kulu ne demek




Yerli kulu ne demektir?

Osmanlı Devletinde, Mısır, Bağdat, Erzurum, Budin gibi kaleleri koru­mak maksadıyla istihdam edilen gönüllü as­ker.

15 Temmuz 2014 Saat: 21:10

Bir önceki yazımız olan Kıvratmak nedir? Kıvratmak ne demek başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Sponsorlu bağlantılar

2 Yorum

  1. Yerli Kulu hakkında bilgi

    Yeniçeri, cebeci, topçu gibi sınıflar yanında serhad kulu genel adı altında teşkilâtlanan azeb, hisar eri (hisarlı, hisar ereni), sekban, lağımcı ve müsellem adı verilen birlikler de vardı. Bu kavramlar zaman zaman birbirinin yerine kullanılmıştır. Yerli kulu askerlerinin kayıtları defterdarlığa bağlı Büyük Kale Kalemi’nde tutulurdu. Ulûfeleri genelde bulundukları yerden karşılanan yerli kullarına ihtiyaç halinde merkezden de ödeme yapılırdı. Meselâ Bozcaada yerli kullarının mevâcibi Biga’daki tuzlaların gelirlerinden elde ediliyordu. Eyaletlerde ayrıca deli, gönüllü ve beşlü adlarıyla hizmet veren askerî teşekküller mevcut olup bunlar doğrudan beylerbeyinin maiyetinde hizmet verirlerdi. XVII. yüzyıldan itibaren sıkça gerçekleşen vali değişiklikleri zaman zaman yerli kulu ile kapı kulu askerlerini karşı karşıya getirir, şiddetli ve kanlı çarpışmalara yol açardı; hatta yerli kullarının ihaneti yüzünden kalelerin elden çıktığı bile olurdu. Geri alınan kaleler tahkim edilirken yerli kulu yerleştirilmesine de özen gösterilirdi. Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa, Belgrad’ı geri alınca burayı tahkim ederken 2660 civarında yerli kulu koymuştur.

  2. YERLİ KULU

    Osmanlılar’da eyalet askeri olarak hizmet veren askerî zümreler için kullanılan tabir.

    Genellikle stratejik öneme sahip büyük kalelerde istihdam edilmek amacıyla mahallinden toplanan ve hizmete alınan askerleri ifade eder. Yerli kulunun Osmanlı askerî sistemine bir zümre teşkil edecek ölçüde dahil oluşu XVI. yüzyılın sonlarından itibaren başlar. Geleneksel askerî sistemin ihtiyaçlara cevap veremez hale gelmesi üzerine taşra şehir ve kasaba halkından toplanan bu askerler tamamen gönüllü statüsünde idiler. Merkezden bir süreliğine gönderilen kapı kulları ile karıştırılmamaları için bu adla, bazan da “yerli kulu gönüllüleri” diye anılırlardı. Ayrıca yeniçeri olarak taşrada görev yapanların buralarda dâimî şekilde yerleşmeleri ve bunların çocuklarının da aynı unvanı kullanmalarıyla meydana gelen askerî zümreler “yerli çeri, yerliye” şeklinde adlandırılmış, bu gruplar da bir çeşit yerli kulu haline dönüşmüştür. Genelde bölük adı altında teşkilâtlandırılan yerli kullarından bazıları savaşlara serdengeçti unvanıyla katılırlardı. Sayıca fazla olan Bağdat’takilere Bağdat kulu veya beledî asker de denirdi. XVII. yüzyıl başlarında, burada mevcut yerli kulu statüsündeki yeniçerilerden meşrû vâris bırakmadan ölenlerin terekelerinin kapıkulu yeniçerilerinde olduğu gibi hazineye alınması kararlaştırılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.